Pazartesi, Nisan 30, 2007

bi black bi joone bi de bi daha girilemeyecek mekanlar...


aslında durumu özetledi...
ama bi baştan anlatalım...
cuma akşamından bozuk başladı haftasonu zaten.. sen akşam 19.30'a kadar kuyruk kuyruk insana veli toplantısında konuş.. sonra hızını alama bi de barfly'a git.. bu arada mekana ilk gidişimdi.. güzelmiş evet.. orda canlı müzik falan derken.. iç.. iç... iç.. sabaha karşı güzel anılarla:) eve gel.. kus.. kus.. kus.. sabah 8'de hortla tak çöken gözlere güneş gözlüklerini git bi daha okula.. yine veli toplantısı.. zaten ayılmam öğlen falandı.. bi de taksici ahmet amca faciası yaşa ( çatlak anlatmış blogta.. diğer mekana alalım sizi.. ) akşam olsun bin otobüse git ankaraya.. arkada çatlak bi teyze.. habire bişeyler diyo yanındaki kıza.. yok biz arkadaş olduk seninle artık.. yok bak ikimiz de ankaraya gidiyoruz falan...
neyse sabah vardım.. bi göt donduran soğuk.. oh mis.. hemen otogardan bi hırka aldım.. ama kesmedi kesemedi.. öğleden sonra itibarıyle zaten hastaydım yeterince... ayrıntıları atlıyom efendim.. aslında arada iş görüşmesi.. çatlakla yapılan telefon görüşmeleri.. odtü ziyareti ve kapıdaki görevli tarafından 8 sene sonra tanınma durumu falan..
ama saatler 15:30 'u gösterdiğinde ben koray'da ( ki ankaralılar mekanın ne sattığını gayet iyi bilirler:) telefon çalar.. black hanımdır..
- na yapıyon lan
- koray'da ........ elliyom..
- iyi ben bi saate geliyom.. gima'nın önünde buluşalım...

neyse saatler 16:30'u gösterdiğinde ben elimde cornflakes'li lila stars beklerken uzaktan black black gelen black kardeşimizle zor da olsa tanıdık birbirimizi.. yüksel'de bi türlü aranıp bulunamayan leman kültüre girdiğimizde hiç aç olmayan bedenlerimiz yan masaya gelen tabağı kesmemiz ve black kardeşimizin "hani bişeyler var yufkaya sarıyosunuz falan" gibisinden tarifleri sonuç vermedi.. bi süre sonra garson her serivisini önce bize gösterip sonra sahibine götürmekteydi... hani bu mu bu mu hesabı.. neyse sonunda bulduk.. bi tanesine iki servis açtırıp paylaşalım dedik... ki o haliyle bile yeterince ağır bi yemekmiş...
ha şu noktada paylaşmayı borç bilirim: black bildiğin deli... kambur yürümesi ise uzun ve ince olmasından...
hatta bi ara ööle pis ööle pis konuşmuşuz ki yan masadaki muhtemelen bizden daha pis ama çaktırmayan iki hatun şoka girmiş sadece bizi dinlemekteydi... sonra da basıp gittiler zaten..
benzer bi rezilliği "kestane sever misiniz" diyen pastane görevlisi beyefendiye verdiğimiz cevapla da yaşadık.. ama duymadığını ümit ediyoruz...
neyse efenim.. nooldu.. yorgunluk oldu.. hastalık oldu.. black hanımla yılların tanışıklığı tadında bi muhabbet oldu.. hatta metroda sarıldık bile lan.. dile kolay:) hatta beni salak sanarak haaaala aşti ve dikimevi yönünü anlatmaya çalışıyordu.. ha yani yüksel'de bi mekan bulamayan benim ya...
hahaha...
bi ankara daha ister bu bünye... nitekim o kadar dolaşıyom son zamanlarda... ankara ölü toprağı serpilmiş yüzleriyle.. soğuğuyla.. odtü'süyle.. black'i ile terapi gibi geldi...

7 yorum:

black dedi ki...

bu kadar ii annatılır la:))) koptum okurken, yeminlen yeniden yaşamış gibi oldum.. hatta şiddetle yeniden yaşama isteim depreşti.. Ama itirazım var; bi kere tanıdım ben seni, sana odaklıydım çinlileri ve çinli götürmek isteyen güruhu bile kaçırdım:) ama harbi terapi oldu abi, şahsınıza tiryakiliim arttıı, ööle bööle diil, biliniz:))
Ps. evet abi sevgi pıtırcııyım, sevgi pıtırcıısın ve herkes(!) sevgi pıtırcıı (ossun ak)
very Ps. ben bi süre kızılaydan uzak duriim bence, evet evet uzak duriim;)

enteldantel dedi ki...

aaaa harbiden haaa çinli tavlayan kroları anlatmadım lan...
amaaan onlar nasıl olsa hep gimanın önündedir...
bulurum ben gene o grubu:)

elif dedi ki...

:))

enteldantel dedi ki...

ah elif kardeşim bizzat kızılaydaki reziliiğe şahit olsaydınız ahanda şööle gülerdiniz: :)))))))))))))

black dedi ki...

daha beteri hatta:))))

s. dedi ki...

Buradan bir ihanet kokusu alıyorum.

d. dedi ki...

aman iyi kokla geç kaldın...

Yorum Gönder

 


. © 2008. Design by: Pocket