Perşembe, Aralık 14, 2006

celal

adı idi..
aslında hala öyle.. sonuçta o olmasa da artık adının bu olduğu gerçeği değişmiyo di mi? ya da boyunun 1.73 olduğu.. gerçi yaşlandıkça kısalır insan derler.. ama o kısalacak kadar da yaşlanmamıştı.. benim için sonsuza dek yaşasa da yaşlanmazdı tamam ama 58 .. yaşlı denemezdi.. kimse demezdi ..
"baba" olmaktan .. babam olmasından tabii, sanki adını unutmuş gibi hissettim .. az önce öyle birden durduk yerde durduk zamanda; hem de içmemişken, geldi .. yüzü değil adı geldi... adının celal olduğu geldi.. sakladığım ve üstünde adı yazılı kolyesi geldi.. künye gibi bişey.. onu nereye koyduğumu hatırlamaya çalıştım.. hatırlayamamanın verdiği vicdan muhasebesinin doğal bi sonucu olarak sanırım.. elim boynumda taşıdığım ve hiç çıkarmadığım zincire gitti.. onun çok sevdiği o çoook eski köstekli saatin zinciri.. sonra yerini bildiğim bişeye yöneldim aynı sebepten.. bir gözlük kabı.. içini açmak geldi.. gitti.. içindeki gözlüğü göremeyecek kadar özlemişim... sonra yine buraya geldim.. bunu yazmak istedim..
evet. adı celal'di.. boyu benden 6 cm uzundu.. ona benzediğimi söylerler .. di .. 25 sene benleydi.. 2 sene oğlumlaydı.. başımı koymayı en sevdiğim kol onundu.. en rahat ağladığım omuz.. en tatlı rakı onun koyduğuydu.. belki de bu yüzden onun adı yok.

dibinin notu.. vesilesi black

3 yorum:

rehavet dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
rehavet dedi ki...

bu hüzünbaz anlarında her defasında dilimin ucuna gelen şey, boğazıma düğümlenenle birlikte kaybolup gidiyor, yazamıyorum.
inat ettim yazacağım bu sefer.
fazla uzun değil ama.
ruhları şad olsun.

enteldantel dedi ki...

olsun

Yorum Gönder

 


. © 2008. Design by: Pocket